Bir eylül ayının sonuna gelmiş bulunurken bu ayki en iyi keşfimi takdim etmek istiyorum ...
GAYE SU AKYOL ..... Hakkında uzun uzun yazılmalı. Bir şişe rakı alıp yanına su bile almadan dinlenmeli. Bütün bir eylül ayımı onunla geçirdim. Ve bu sesi duymuş olmak için bu kadar geç kaldığım için kendime kızarak.
Gaye'yi dinlerken yeni ayın en güzel tarafı olan dergileri baştan baştan karıştırdım. Allahım lütfen dergi çıkartanlara zeval verme. Dergileri sadece tabletten okuyacağımız günler gösterme bize.
Taschen kitaplarımı daha rahat okuyabilmek için bu ay kelime daracığımı genişlettim....
Aralarında bazı çılgın yazarların çılgın kitaplarının olduğu bir takım kitaplar ile tanıştım...
Kısacık bir Bozcada tatili bile sokuşturduk araya. Neden olsa Bozcaada'ya en çok yakışan aysın sen.
Eylülde birde şu dalından taze ceviz mevzu var... Daha lezzetli olduğu bir zamanı yok. Eminim .
Gamze Bursa'nın yeni kitabının hayatımıza girmesiyle yeme alışkanlıklarımız tamamen değişti.
Şaka, şaka tabiki de kitaba defalarca bakıp kalkıp kuru fasulye pilav yaptım. Ekim ayına artık daha ümitliyim.
Ekim ayı için ümitli olduğum bir diğer hususta ekşi mayayı tutturabilmem. Cafe Fernando' nun tarifiyle uğraş uğraş olmadı.3. kez öldürdüm mayayı. Uzun süre depresif gezdim bu yüzden ama sonra tek suçlunun eylülde ansızın bastıran soğuklar olduğuna karar verdim. Bu maya camiası soğuktan haz etmiyormuş...,
Ekimde başaracağım . Huzurlarınıza ekşi mayalı ekmek ile geleceğim ....