31 Ocak 2016 Pazar

Balık Suyu



Ege'de , 'boğaza sıfır bir şehirde' yaşıyorsan balığa ya tutku ile bağlısındır ya da tahammülün bile yoktur. İlk gruba dahil olanlardanız ailece.
Sık sık soframızda olur balık . Mahalle esnafından  alırız en taze , en lezzetli balığımızı .( Çanakkale'de yaşayanlar bilir Uysallar balıkçılığı )   Severiz tüm mahalle esnafını sevdiğimiz gibi balıkçımızı da .Hatta ben başka bir balıkçıdan balık aldığım zaman daimi balıkçımıza ihanet eder gibi hissederim kendimi. Nihayetinde yılların balıkçısı, her nazımıza eyvallah diyor ; 'sen iste ben küçük hanım Buse  için balığın ciğerini söker öyle temizlerim' :)  diyor, 'kalamar mürekkebini istiyorum ' dediğimde özenle ayırıp saklıyor. Her gittiğimde mutlaka yeni bir balık veriyor bana ve o balığın pişirme ya da terbiyesi ile ilgili bana bir püf noktası söylüyor . Bide hemen her balık için aynı şeyi söylüyor ' bunun yanına bide şöyle bol yeşillikli bir salata , başka hiç bir şey istemez' ... Verdiği püf noktaları ile bir kitap yazarım , o derece yani.
  
  Yazının devamı için ; http://www.serrafun.com/balik-suyu/
Paylaş

27 Ocak 2016 Çarşamba

kayıp köpek üzüm




Son zamanlarda ki en favori kitabımız , hatta tüm zamanlarda ki en favori kitabımız 'Kayıp Köpek Üzüm ' . Buse tarafından kaç defa okutulmak zorunda olduğumu hatırlamıyorum bile . Ama kitabı kapatıp tüm sayfaları eksiksiz ezbere okuyacak kıvama gelmişimdir.
Bu durumdan şikayetçi miyim ? Tabii ki hayır . Üzüm ve Batu'nun hikayesi o kadar sıcak , o kadar sevimli ki bıkmıyorsun . Buse'ye hak veriyorum yani fazlasıyla .


yazının devamı ;  http://www.serrafun.com/kayip-kopek-uzum/
Paylaş

10 Aralık 2015 Perşembe

Bayan Peregrine 'in Tuhaf Çocukları



Uzun süredir bekleme listesindeydi Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları  , popüler olmadan  önce .Aylık kadın dergilerinden birinde  tanıtımını görmüştüm .2013 yılıydı ( kitap ilk defa sayfa6 yayınevinden çıktı). kapak o kadar dikkat çekiciydi ki mutlaka okumalıyım demiştim .
Kitabın ürkütücü kapağına bakınca konusu için aklıma ilk gelenleri Zahide'cim o kadar güzel cümlelere dökmüş ki , okuduğumda ilk tepkim kahkaha atmak oldu ve  bende öyle düşündüm dedim  .Kesinlikle ilk anda düşündüğüm Zahide'nin bu cümleleriydi :) ;  ''Bayan Peregrine bir katil,evde kalmış,pörsümüş bir manyak
Kedi yerine de oradan buradan topladığı tuhaf cüceleri var,artık menopoza girdiği için de cinayet işleyemiyor çünkü iltihaplı romatizması var o yüzden de çocukların tuhaf özelliklerini kullanıp öldürüyor insanları
bunu neden yaptığına dair hiçbir fikri yok tamamen zevkine
Kitabın kapağına,kapaktaki kız çocuğuna ve kitabın adına baktığım zaman kafamda oluşturduğum konu buydu.''
Oysa uzaktan yakından alakası yokmuş ; olay bambaşkaymış. Bütün mesele Jacop adında bir delikanlının dedesi Abraham'ın elindeki tuhaf fotoğraflardan yola çıkarak anlattığı fantastik ve -ona göre - gerçek dışı olan hikayeleriymiş. Jacop'un dedesini ona söylediği son sözlermiş meğer ;' kuşu bul' makmış ...

 yazının devamı için
https://serrafun.wordpress.com/2015/12/10/bayan-peregrine-in-tuhaf-cocuklari/?preview_id=795&preview_nonce=483bad1ab1&preview=true

Paylaş