bebek odasına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek odasına etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2013 Pazar

Buse Kitaplığı

 Evin en sevdiğim köşesi, en sevimli en huzurlu , en aydınlık , en ,en , en .....


                                                        Buse hanımın kitaplığı.


    Her şey ilk günden itibaren benim bu oda için bir kitaplık istemem ile başladı, balkonu içeri alma girişiminden sonra her şey kısa sürede oldu .
     Balkon kapısını tamamen kaldırınca Mehmet'le kitaplığı buraya yapmaya karar verdik. ben aklımda olanı anlattım o önce çizdi sonra yaptı...


  Sallanan sandalyemizi Edirne'lerden taşıdım da getirdim . Bizimkilerin evlendiklerinde evlerine aldıkları ilk ve sayılı eşyalardan. 2 taneydiler ama anneme kıyamadığım için sadece bir tanesini alıp getirdim. Yılların yükünü üzerinde taşımanın yorgunluğu vardı her yerinde. Ama Mehmet onu ilk günkü haline geri getirdi....


   Bebeğime aldığım ilk kitaptı... Okumak için sabırsızlanıyordum , henüz erken olduğunu düşünmeme rağmen kucağımda ona okuduğum masalları dinlerken pek bir mutlu küçük hanım .
   Renkleri içimi ısıtan sıcacık, el emeği harika şablon tasarımları yapan Sevgiciğimin hediyesi Buse'ye... Taaa Yunanistanlardan geldi....


                Başucumuzda ki resimlerimizin solda asılı olanı benim 2,5 yaş eserim, artık nasıl bir ruh hali ve hayal gücü ise yanan bir ev ve karınca gibi çalışan itfaiye ekibi çizmişim ...


    Küçük hanımı resime teşvik edebilmesi en büyük dileğim :) Palyaçolu resimde sanırım 15-16 yıldır benimle, kuzenlerime bir yaz tatili için  çok sempatik Alman bir arkadaşları gelmişti ;Monika ... Kısa süre zaman geçirsek te birbirimizi çok sevmiştik, ayrılırken bana bu resimi verip benim için yaptığını söyleyip hep saklamamı istemişti.
  Saklama huyum malum zaten de bu kadar uzun saklamış olmam ve tam odamızı hazırlarken tekrar ortaya çıkması ? Monika bana bu resimi verirken bir gün  kızımın odasına asacağımı bilemezdim tabii...


Kitaplar, kitaplar, kitaplarrrrrrr...


                                       Teker teker yavaş yavaş çoğaldılar


    Sanırım bizim ufaklıktan önce kendime alıyorum bu kitapları, çocuk kitapları kadar eğlenceli ne var şu hayatta :) Aypondan daha eğlenceliler bence tabii ama ufaklaıklara da hak veriyorum , tüketim toplumu çılgınlığı....
  Kitaplarımızın arasında çok severek aldıklarımız da var, hediye olanlarda , benim çocukluğumdan kalanlar da ... Çocukken tek kelimesini anlamama rağmen defalarca bakardım 'Fred ve Barney' ile 'Peter Rabbit' te ....



                                Hala da çok seviyorum bu sevimli kitaplarımızı .....


 Ahhh bide bitanecik gezenti teyzemizin kitaplığa katkıları var, Japonca kitabımız bile tamam , valla bu kız japonca öğrenmesse keserim totosunu . O kadar yani




 Ama o bu kitapla japonca çalışmaya başlayana kadar annesi oynayacak :)

 




                Nasıl şeker hayvanlar şu tavşanlar, çocukken tavşan beslemiştik ablamla ahh ne mutluyduk, tavşan ablam ve ben  ... Anneme bu konuda çok minnettarım , ben onun kadar sabırlı olabilir miyim bilemiyorum ama hayvan sevgisi her şeyden önemli bu da en başta ailede kazanılıyor kesinlikle...


                             Ayyy bide kediler var , ayyy , ayyy , minnoşlar ...

 
    Küçücük bir kitaplıkta çocukluğumdan ne çok anı varmış meğer , yazarken daha iyi fark ettim ...
 Ahh bunları çok zor sakladım , annemim ' ayy bu kadar eşya nereye sığar' krizlerinde atılmaktan  son anda kurtuldular her defasında , annemleri en son ziyaretimizde kaptım geldim onları..


     Çok ama çok eskiler, zaten söze bile gerek yok onlar yılların izini üzerlerinde taşıyorlar ...


     Bana Amerika'ları görmek nasip olmadı ( en azından şimdilik ) umarım Buse'ye nasip olur.

 
Gezenti ablam yıllardır gittiği her yerden bana kar küreleri taşıdı o olmasaydı öyle büyük bir (ya da orta büyük :) ) kar küresi koleksiyonuna sahip olamazdım ...



                            Tepemizde balonlar , uu uu uuu..................



                                                        Ve en sevdiğim köşe....
Paylaş

27 Kasım 2013 Çarşamba

Ampuller ve Balonlar





                                     Ampuller her zaman (can) sıkıcı değildir...





                                          Hatta bazen çok eğlenceli bir hal bile alabilirler....





   
Sıcak hava balonları....  Gökyüzünde bir arada  , renk renk ,usul usul gezinirken çok seviyorum onları. Hani insanların takıntılı olduğu , algılarının daha açık olduğu objeler vardır. Taktın mı kafayı her yerde fark edersin onu, 'heyy yaa ben seviyorum ya moda oldu şimdi her yerlerde' diye  havaya sokar seni... İşte bu balonlar benim için öyle , illa görmekten hoşlandığım bir yerlerde olmalı...



  fincan , tabak, çanak, çömlek ,duvar kitap... Sadece bu renkli balonları barındırdığı için ev sahipliği yapabilirim en ufak bir şeye bile... . Ya da çok büyük keyif alarak evin en eğlenceli odası için ben kendim yaparım bu balonları...dedimmm ve yaptım...


       Havalanmaları için illa bir gökyüzü gerekiyorsa , onları bundan mahrum bırakmam....
Paylaş

24 Kasım 2013 Pazar

Oyuncaklar Kutuya

 

   Düzen tertip güzel şey , her ne kadar ben dağınıklık konusunda uzman olsam da düzeni seviyorum .Garip bir çelişki, bazen deli gibi düzenleyip ve karşısına geçip o düzeni seyrederken bazen bayılıyorum bırak dağınık kalsın durumlarına...


Benim genlerimi taşıyan minik cadının nasıl olacağını bilemiyorum tabii ama onun için şimdiden ön hazırlık yapıyorum derli toplu olsun diye... Kutu kutu kutu ... Ayyy çocuğu o kutulardan afaganlar basmassa iyi ...


 Eee geri dönüşümü de çok sevince  elime geçen her şeyi illa kullanmaya çalışıyorum. Ya at gitsin ne tutuyorsun sanki elinde ama atamıyorum işte çok denedim yapamıyorum kopamıyorum lüzumsuz eşyalardan.... yaşlılığımdan çok korkuyorum ....


 Bu oyuncak kutumuzu çok seviyorum...Kendisi bizim elimize geçmeden önce hayatını sanayide soğuk bir dükkanda kömür kutusu olarak devam ettiriyordu. Hayata geliş amacı ise kamyon zinciri sevkiyatını sağ salim sağlamaktı.


 Ben aslında önce limon kasası istedim Mehmet'en ... 'Ben sana daha iyisini bulurum ' dediğinde çok heyecanlandım... Bu zavallıyı bulduğunda o kadar kötü bir haldeydi ki... Ama biz ona çok iyi baktık; zımparaladık, üstündeki geri dönüştürülebilir ambleminden ilham alıp her bir köşesine kutularda olan işaretleri çizip boyadık ve cilaladık ,afilli tekerlekler taktık.




   Yeni halat ipler ile kulplarını yeniledik ve odanın baş köşesinde yer verdik ona ...


                   Oda mutlu ve neşeli kumaş oyuncaklara ev sahipliği yaptı çok istekli olarak.



 Bizim şimdilik favorimiz balerin domuzumuz . Buse'nin mıncıklamalarına, ısırmalarına deliler gibi sallayıp yerlere atmalarına çıtını çıkarmadan izin veriyor. Ailenin bir bireyi gibi her yerde yanımız da o da ... Diğer bütün arkadaşları gibi onun da bir adı var ;Melahat...


 


       Ve dönüşümden önce;



......

Paylaş