Bir masa istiyorum dedim Mehmet'e ...'Şöyle sevimli bir hayvan olsun mesela , miniğimiz doğup büyüdüğü zaman ben kırmızı koltuğumda oturup kitabımı okuyup ya da dergimi karıştırırken oda kitapları ile oyalansın bide hafif olsun ki ben masamda çalışırken onun masasını yanıma taşıyayım oda resim yapsın minicik elleri ile oyun hamurunu şekillendirsin ' dedim.
'Tamam bakalım , ben bir şey düşünürüm 'dedi... Mehmet bu yapıcam dedi mi tamamdır ...
Bir kaç sonra bana 'malzemeler hazır 'dedi ve bir den mesaj attı ' hemen aşağı in dükkana masayı yapmaya gidiyoruz '
Zürafayı boyama işi de bana kaldı ...ki bu benim en sevdiğim kısım . Şımarık gülüşü olan bir zürafa olsun dedim , olabilecek en kendini beğenmiş şımarık yüz ifadesini takındırdım .
Hani babalar çocuklarının uzaktan kumandalı oyuncakları ile oynar ya bende Buse'nin kitapları ile oynamaya bayılıyorum, en çok da üç boyutlu 'Küçük Prens' ile ..
Şimdilik bu kitap onun ilgisini hiç mi hiç çekmediği için hala benim ilgi alanımda gezinmekte ...
Kitabını okuyup boya kalemleri ile resim yapacağı günleri sabırsızlık ile bekliyorum demeyeceğim çünkü sakin sakin her anın tadını çıkara çıkara bekliyorum ...
O masasında otururken bende koltuğuma gömülüp kitabımı okuyor olacağım , belki de ona ...
Ama şimdilik benim kucağım da idare edecek ....
