dogum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dogum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2014 Salı

'İyi ki doğdun Cemre ' keki


    Tanıdığım en ballı lokma tatlısı yanaklara sahip küçük bir hanımefendi artık 1 yaşında . 1 yaşlar hep özel ve güzeldir. Yaşın sahibi minnaklar  hiç bir şeyden anlamasa da biz büyükler deli gibi yer , içer,  oynar , hediyeleşir ve pofidik yanaklar öpmeye doyarız.
   Cemre yakın bir arkadaşımın kızı. Ben ve Buse Cemre'nin fanlarındanız. Hal böyle olunca doğum gününe çok heyecan içinde gittik.
  Yanaklardan belli olduğu üzere yemeyi çok seven ve önüne konan hiç bir şeye hayır demeyen bir hanımefendi Cemre. Bende mutfakta zaman geçirmeyi çok sevince Cemre için kek 'iyi ki doğdun keki ' yapmak istedim . 'iyi ki doğdun ' keki diyorum çünkü bunu genelde sevdiğim doğum günü bebelerine yapmayı adet haline getirdim. Renkli renkli olunca bütün yaşının renkli geçeceğine dair totem yapıyorum...


 İçi gökkuşağı gibi olunca hazırlaması da çok keyifli oluyor . Aslında zaten hepimizin elinin altında olan klasik kek tarifi tarifim . Sadece işin içine bir kaç damla gıda boyası ve 'buttermilk' (ya da daha açıklayıcı adı ile kesik süt) giriyor.Tabii 'buttermilk ' girince klasik kek olmaktan çıkıp yumuşacık 'kadife keki ' oluyor.

   Kekin ana malzemeleri
 -3 orta boy yumurta
 -1 + 1/2 su bardağı toz şeker
 - 2 su bardağı un
 - 1 tatlı kaşığı kabartma tozu(silme)
 - 1 tatlı kaşığı vanilya
 - 1 çay kaşığı tuz (silme) 
 - 1 çorba kaşığı elma sirkesi
 - 1 su bardağı süt
 -100 gram tereyağı
 - 1 çay bardağı sıvı yağ
 - istenilen renklerde gıda boyası


  Tereyağını ve şekeri derin bir kapta yaklaşık 3 dakika kadar çırpıyoruz. Ayrı bir kaba un, tuz, vanilya, kabartma tozunu eleyerek koyuyoruz. Ilıttığımız sütün içine 1 çorba kaşığı elma sirkesi koyup karıştırdıktan sonra 15 dakika dinlenmeye bırakıyoruz bu işlem sütün kesilmesini sağlayacak.
 Daha sonra çırptığımız tereyağı ve şeker karışımına yumurtalarımızı teker teker ilave ederek orta hızda karıştırıyoruz. Sonra unlu karışımın yarısını ve kesik sütün yarısı koyup tekrar mikser ile çırpıyoruz.
  Sonra geri kalan malzemeleri (un karışımının yarısını ve kesik sütün yarısını) karışıma ekleyip biraz daha karıştırdıktan sonra kaç ayrı renk istiyorsak (ben 5 renk kullandım) kek harcından alıp kaselere bölüştürüyoruz.



 Kaselere böldüğüm kek harçlarına istediğim renk gıda boyalarından bir kaç damla damlattım ve çöp şiş ile karıştırıp eşit şekilde dağılmasını sağladım . ( bu arada kasede gördüğünüz renk piştikten sonrada aynı renk oluyor)


    Sonra sırası ile seçtiğiniz kek kalıbına kek harcını döküyoruz.( Ben  yuvarlak , klasik kek kalıbımı kullandım ve harcı dökerken bir elimle kalıbı sürekli çevirdim )

Sonra önceden  170 derece ısıttığım fırında  yaklaşık 40 dakika kadar pişirdim.


  Kekim soğuduktan sonra yumurta fırçası ile üzerine bol bol çilek reçeli sürdüm ve renkli minik şekerler ile süsledim . ( kekim anlamsız bir şekilde kabarmıştı, bence kesinlikle kendisi de neden o şekilde kabardığını bilmiyordur)





   İşte gıda boyası var ben onu yemem derseniz haklısınız , ama ayda hatta yılda bir iyi oluyor. En azından kek kesilip içinden hiç beklemedikleri bir görüntü çıkınca çocuklar resmen sevinçten deliriyorlar . Tecrübe ile sabit .




    ve güzel Cemre için kekin dışında bizim için özel olan bir hediyemiz vardı  . Onunla büyümesini dilediğim bir zeytin ağacı...
  
 Umarım bir zeytin ağacı kadar yüce ,kudretli ve bereketli bir ömrün olur Cemre'cim . Biz seni çok seviyoruz.

                            İyi ki doğdun ...
Paylaş

5 Eylül 2014 Cuma

Hediye
























        Ahhh bu doğum günü hazırlıkları bitince kesinlikle boşluğa düştüm. Ne eğlenceli işmiş . Böyle eğlenceli organizasyon işi yapanları kıskanıyorum çok...
 İnanılmaz zevkli ve eğlenceli bir iş. Ben Buse'ye 'aman parti yapalım eksik kalmayalım' diye düşündüm düşünmesine  ama parti yapmamın ana nedeni kendime iş çıkarmaktı. Seviyorum böyle işleri. Kağıtla , makasla saatler geçirmeyi. Birilerini mutlu etmek için oturup uğraşıp ortaya bir şeyler çıkarmayı seviyorum...
  Onun için doğum gününde hediye kabul etmedik ama biz hediye verdik.
 Ama ben sevmiyorum öyle suyun bile üstüne bebeğimin en tatlı bir resmini koyup bütün masayı ya da alanı fotoğraf albümüne dönüştürmeyi. Ya da bebeğimin resminin olduğu magnetler dağıtmayı. Yani çok sevsekte yan komşu Hatice  teyze neden Buse'nin en sırıtkan fotosunu buzdolabının üstünde taşısın ki . Ben taşımam yani .Hatçe teyzenin fotosunu.
 Öyle hatıra kalsın maksatlı objeleri de sevmiyorum. Maalesef çok toz tuttukları için tutmuyorum bile hemen atıyorum , yani vermiş olmak için verilmiş , verelimde adet yerini bulsun olayını sevmiyorum.
  o yüzden hiç o işlere girmedim.
  Bahçeden topladığım erik ve kayısı ile marmelat yaptım, hepsi el yapımı ve mis gibi kokuyorlardı. Minicik ,kahvaltı sofrasına en fazla üç defa çıkacak kadar reçel alan kavanozlara doldurdum. Evet , evet kavanozları süslemedim :)
   Yanında da kırk yıllık hatır kalsın diye türk kahvesi verdim. ( iyi ki vermişim her verdiğime gittim neredeyse kahveye :)))Allah'ım, hazırlık yaparken  bir hafta ev buram buram misler gibi taze çekilmiş kahve koktu. Kahveleri renkli sipariş 'ten aldığım renkli kese kağıtlarına koydum. Minik kek altlıkları ilede süsledim.
 Hediyelerimi beyaz kağıt çantalarda verdim. Üşenmedim onları da süsledim . Renkli kurdelalar , simli evalardan etiketler ile ... Ve üstünde resimli etiket  olan tek şey bu kağıt çantalar oldu. Bu sevimli  çizimi bizim için Burcu Baraner  çizdi. Bu tatlı çizimimizi fotoğrafçı arkadaşımız etiket şeklinde bastı. Ve ben en çok bu çizimin olduğu  kağıt çantalarımızı sevdim ...

  

   Bir de benim minik konuklarım için ufak bir hediyem oldu.Çocukken tekrar tekrar okuduğum , halen sıkıldıkça okuduğum çok ama çok sevdiğim bir kitabı vermek istedim onlara. Samed Behrengi'den Küçük Kara Balık...40 'tan fazla ,  Buse'den sevgilerle notlu , kapağında sahibinin adı olan 40'tan fazla kitap. Sadece bir kişide bile bende bıraktığı etkiyi bıraktığını duyarsam yıllar sonra o da bana yeter sanırım :)

  Bir de simli evalar var.İnsanı uğraşırken mutlu eden .  Haaa birde simleri deli gibi kaşındıran .





İlk Buse'ye evde kendi aramızda minik bir kutlama yaparken kullanmıştım. Altın sarısı bir taç için .

 Sonra doğum gününde ki bütün bebişlere bir tane yaptım.


  Kesip biçtikten sonra diktim onları. Öyle zımbayla basit iş yapmadım yanisi :) Yarısından sonra iki tatlı dost yardım etti de yetişti:)



   Bunlar geriye kalanlar. (gelmek isteyip te bir sebepten gelemeyenlerimin)  Çiçekli olan doğum günü kızının , yanındaki minicikte benim . Eksik kalamazdım.

                       

                                                         Yani benim--di ....


      Kırptıklarımdan arta kalanlar ile de etiket yaptım. Bu delgeci geçen kış tchibo dan almıştım. Bir gün çok severek kullanacağımı bilerek...



   Hepsinin arkasında mührü var...(En çok mesut olduğum husus bu lüzumsuz görünen minnak şeylerimin işe çok yaramış olmaları )


  Ve ben tüm bunları yaparken minicik bir yardımcım vardı ... Ben masa başındayken oda yanımda oturduğunda kendini bir bi şey sanıyor, bir havalar i bir yapınmalar... Sanki bunları o yaptı....
  Gerçi o yapmasa da yapma sebebi oldu...
Paylaş