kapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2014 Perşembe

Yeşilyurt






















 Tek  istediğin tertemiz bir havaya , sessizliğe , sakinliğe huzura uyanmak ise bir sabah kesinlikle Yeşilyurt'a gitmelisin... Oksijen sarhoşu olmak istiyorsan, kekik ve zeytin çiçeğinin o baş döndüren iştah açan kokusunu içine çekmek istiyorsan da Yeşilyurt'a gitmelisin.
  Güven duygusunu tekrar hatırlatan ahşap kapılar görmek istiyorsan , her yerde beton değil yeşil görmek istiyorsan, yaşayan bir tarihle tatlı bir sohbet yapmak istiyorsan , etrafımızda ne güzellikler varmış'ı düşünmek istiyorsan yolunu Yeşilyurt'a düşür.Çok lezzetli  zeytini, kapariyi,kurutulmuş domatesi, lavantalı dondurmayı denemek istersen Yeşilyurt'a git. Bir şekilde o Çanakkale yoluna düş ve Assos'un üst taraflarına çık .
Abartılı olsa da benim için dünyanın en güzel yerlerinden biri Yeşilyurt...
  Vaktin ,ve isteğin, ve imkanın varsa sonraya bırakma bu cenneti heryeri otel olmadan , ormanlar, zeytin bağları katledilmeden git ve Yeşilyurt'u gör ....
Paylaş

9 Mayıs 2014 Cuma

Babakale

















    Gördüğüm en güzel , en samimi ve en kişiliği olan köy Babakale. Türkiye'nin en batısında Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı şipşirin bir balıkçı köyü Babakale... Kışın sakin sessiz, yazın kalabalık ve hareketli....
  Hani dedim ya kişiliği olan bir köy , gerçekten öyle her sokak, ev , kapı kendine özel bir şeyler  barındırıyor içinde... Soğuk bir günde sevgilimle dolaşırken sessiz sokaklarında her kapıda asılı olan renk renk iplerle örülü urganlar dikkatimizi çekti.
  Kimisinde sımsıkı bağlı kimi kapıda olduğu gibi sere serpe...
  Bu urganların anlamı  ' evdeyiz, evde yokuz ' demekmiş. Bağlanma şekli  gelen komşuya ev sahibinin evde olup olmadığını , yakında olup olmadığını anlatıyormuş. Kapıda ki ip sıkı sıkı bağlı ise 'hiç kapıyı çalma komşum , belki bir iki gün belki bir iki ay yokum , uzaklardayım' derken hafiften , uydurukcuktan bağlı ise 'buralardayım hemen dönerim ' diyormuş. Öyle kendi halinde tatlı Çanakkale rüzgarında hafif hafif sallanıyorsa ev sahibi evde , gir sıcak bir çayını iç ....

     Şehirde üst komşundan bile haberin olamıyorken bu kadar naif bu kadar masum bir adetin hala devam ediyor olması insanın içini yumuşatıyor ... Hani 'emekli olunca Bozcada'ya yerleşicim ben 'der ya herkes , öyle bir düşüncem olsaydı kesinlikle bu sevimli balıkçı köyüne yerleşirdim.
Paylaş